Kat Mülkiyeti Nedir?

Modern şehir yaşamının ve dikey yapılaşmanın bir sonucu olan kat mülkiyeti, tamamlanmış bir yapının bölümlerinin (daire, ofis, dükkan gibi) bağımsız birer mülk olarak sahiplenilmesini sağlayan özel bir hukuk sistemidir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ile düzenlenen bu sistem, çok katlı binalarda hak sahiplerinin hem kendi özel alanlarını kullanmalarını hem de ortak alanlarda pay sahibi olmalarını sağlar.
Kat Mülkiyetinin Temel Özellikleri
Kat mülkiyeti, sadece inşaatı tamamen bitmiş ve “yapı kullanma izin belgesi” (iskan) alınmış binalar için tesis edilebilir. Bu sistemin en büyük avantajı, her bağımsız bölümün ayrı bir tapusunun olmasıdır. Bu sayede taşınmazın sahibi; dairesini özgürce satabilir, kiraya verebilir veya üzerinde ipotek tesis ederek kredi kullanabilir.
Sistemin işleyişinde iki temel unsur vardır:
- Bağımsız Bölüm: Kişinin özel mülkiyetinde olan, tek başına kullanılmaya elverişli alan.
- Ortak Yerler: Temeller, ana duvarlar, merdivenler, asansörler ve bahçe gibi tüm kat maliklerinin birlikte kullandığı alanlar.
Kat İrtifakı ile Arasındaki Fark
Çoğu zaman karıştırılan bu iki kavram arasında keskin bir fark vardır. Kat irtifakı, henüz inşaat aşamasındaki bir proje üzerinde hak sahipliğini belirtir. Ancak binanın yasal olarak tamamlandığının tescili ancak kat mülkiyeti ile mümkündür. Bir binanın kat mülkiyetine geçmesi, projeye uygun yapıldığının ve tüm resmi prosedürlerin tamamlandığının bir kanıtıdır.
Kat Maliklerinin Sorumlulukları
Kat mülkiyetine sahip olan kişiler, sadece haklara değil bazı sorumluluklara da sahiptir. Ortak giderlere (aidat) katılmak, ana gayrimenkulün bakımını korumak ve diğer komşuları rahatsız etmeyecek şekilde dürüstlük kuralına uygun davranmak bu sorumlulukların başında gelir.
Sonuç olarak, kat mülkiyeti hem mülkiyet güvenliği sağlar hem de toplu yaşam alanlarında düzeni tesis eder. Gayrimenkul alırken tapuda “Kat Mülkiyeti” ibaresinin bulunması, hukuki sorunların önüne geçmek adına büyük önem taşır.



